Maaşımdan Hiç Para Kalmıyor Deyip İsyan Etmenize Sebep Olan 10 Gerçek

Son yıllarda insanların kendileri için daha oldukca para harcama arzusu maalesef ay sonunda stres sorun olarak dönüş yapmaktadır. Buna sebep olan bir tek azca bulunduğunun düşündüğümüz maaşımız mıdır ? Doğal ki hayır… Şimdi maaşımdan asla para kalmıyor deyip isyan etmenize sebep olan 10 gerçek hakkında birkaç hatırlatma yapacağız.

1- Kayıtsızca meydana getirilen harcamalarımız : Gerek kredi kartlarının vermiş olduğu ferahlık, gerek insanların her an her istediği ürüne kolayca ulaşabilmesi imkanı yardımıyla tamamen alışveriş çılgınlarına dönmüş durumdayız.

2- İletişim için ayrılan bütçe : Artık nerede ise her evde birden fazla GSM hattı hatta bazı evlerde şahıs başına birden fazla GSM hattı kullanılması yardımıyla aylık yazışma giderlerimiz 300 TL’yi bulabilmekte.

3- Dışarıda yiyecek yeme alışkanlığı : Her ne kadar ülkemizin Türk mutfağının dayanılmaz leziz yiyecekleri mevzusunda oldukca meşhur lokantaları olsa da; dışarıda yediğimiz yiyecek sayısını mümkün mertebe azaltmalıyız.

4- Bütçe hesabı yapmama : Bilhassa bu mevzuda akıllı telefonlarımıza kuracağımız kolay birkaç programla bu mevzuyu halledebilir ve hangi kaleme ne kadar fazla harcama yaptığımızı hesaplayabiliriz. Hesapsız meydana getirilen harcamalar da belimizi büken alışkanlıklarımızdan…

5- Vasıta ve yakıt giderleri : Nerede ise hepimizin ilgisini çekmiştir, yolda gelip geçen otomobillere baktığımızda; otomobillerde tek sürücü bulunduğunu ya da en fazla yanında bir yolcuyu görürüz. 3 – 4 şahıs bir araya gelmiş olarak gidecekleri yere tek bir otomobil ile gidip yakıt harcamasını azaltabilecekken, maalesef bu alışkanlık pek bizlere nazaran değildir.

6- Rahata düşkünlük : Her ortamda her şartta maalesef ilkin rahatımızı düşünürüz, bir şeyin fiyatı bizim için sonrasında gelir. Mesela; otomobil şirketleri tarafınca meydana getirilen araştırmalara nazaran vatanımızda vasıta modellerinin baz donanımları yerine daha oldukca full paketlerinin tercih edildiğini biliyor muydunuz?

7- Enerji sarfiyatındaki umursamazlık : Evlerde boşa yanan lambalar, sabaha kadar açık kalan televizyonlar, ılık havalarda oluşturulan ısıtma sistemleri (hem ısıtma hem soğutma da dahil !) şeklinde kayıpları her ne kadar önemsemesek te bunlar uzun solukta cebimize ciddi zarar vermekte.

8- Ödeyemeyeceğimiz kredi borçları altına girme: İlk başta alırken güzel gelen sadece 4 – 5. aydan sonrasında belimizi bükmeye süregelen kredi borçları…

9- Taksit hastalığı : Ne var canım taksitle ödüyorum sonuçta deyip, gücümüzün yetmeyeceği şekilde harcama yapma.

10- Lüks hayata olan düşkünlük : Maalesef yaşamamız gerek yaşamı değil daha üstünü yaşamaya çalıştığımız için hem kendimiz doygunluk olmuyor ve yaşamdan zevk alamıyoruz, hem de her ay sonu borç harç hesabı yaparken stresten kurtulamıyoruz.

Bundan önceki yazımız olan Hesap İşletim Ücretleri 2020 başlıklı makalemizi de okumanızı tavsiye ederiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir